Harbi-Yabani

Palyaçoyum ben

çelişkileri diyarında gezinen

dünya oyun sahnesi

sığındığımpalyaço

aydınlık yoksunu koylarsa

hakikatimdir benim!

çıktım mı sahneye

sahtelikleri dünyasının sahte insanlarına

en sahte sahteliklerimi sunarım

s a h t e c e ! . .

gözlerime süründüğüm gülüşüme

yanıp da kanma sakın!

bakarsan

derinlerde

bir yerlerde görürsün

g i z l e n m i ş t i r

- sürüne sürüne biriktirdiğim -

a c ı l a r ı m !

 

 

Yabaniççocuk
İçimdeki çocuk

küskün

kör

sağır

sevgisiz

ve

dilsiz

sanki de

bir günah tohumu…

 

Bu yazarın ‘Şair Ölmeli-The Poet Must Die’ başlıklı yazısı da ilginizi çekebilir.

Okur Yorumları

nilanya - 14 Mayıs 2008 19:35
Acı çektikçe mi yaşadığımızı anlıyoruz acaba? Hiç bir çocuk hiç kimsenin günahını yüklenmeyi haketmez.HAYAT HEP GÜLÜMSESİN SİZE..
nilgün
mavideniz - 14 Mayıs 2008 23:38
şiirlerinizde bir karamsarlık hakim. Duygularınızı belkide böyle daha iyi ifade ediyorsunuzdur. Yaşam bir seneryo gibi herkes üstüne düşen rolü oynuyor değilmi? Sevgilerrr
yıldız yağmalı yüreklere - 15 Mayıs 2008 23:03

Sebepsiz değildir hiç bir serzeniş... Hepimizin içinde sakladığı günah tohumları var,günü gelince ekmek için. Gözlerin gerisinde acılar var elbet ama önünde buram buram sevinç ve acıya da sevince de eşlik edebilen göz yaşları... Hayatımızdan ne siyahı çıkarabiliriz ne beyazı ama birlikte yaşarken onlar, biribirlerinden çok şey öğrenirler ki, en önemlisi ortak noktaları...yazınca ikisi de güzel... Yaşayınca ikiside insanı kendinden eder..Dilerim bu gün, yarınlardaki gülümseyişlerine kaynak olsun... 


Gülce
yıldız yağmalı yüreklere - 15 Mayıs 2008 23:22
Neden şiirlerini okuduğumda tenimde Ege rüzgarlarını hissediyorum. Neden hiç görmediğim halde Olimpos dağının tepesinden Atina yı izliyormuşum gibi geliyor? İsminden etkileniyor olabilir miyim? diyordum kendi kendime... Sonra karşıma KAN LAZIM şiirin çıktı.Az önce ve bu soruların yanıtını aldım. Ve önünde şapka çıkarıyorum arkadaşım. Bu durum ancak bu kadar muhteşem anlatılabilr. Ayrıca bu deniz kokusu pek güzel geliyor mısralarından... Kucak dolusu sevgiler...  
Gülce
nilanya - 16 Mayıs 2008 17:02

tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir/ TURGUT UYAR

" Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba

Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız"


nilgün
Alexandros Kyriacou - 20 Mayıs 2008 08:30
nilanya yorumuna cevaben;

Sevgili Nilanya, öncelikle elimde olmayan nedenlerden dolayı, yorumun ve paylaştığın muhteşem Turgut Uyar şiiri için teşekkür etmekte bu kadar geciktiğim için özür diliyorum. SANA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. Bir haftalığına tatil(!)deydim diyelim!.. Zor bir dönemden geçtim.

Ne yazık ki bazen acı çektikçe yaşadığımızı anlıyoruz; bazense, yaşamdan vazgeçmeyi tercih edebilecek o kırılma noktasında yenik düşebiliyoruz.

Kesinlikle hiç bir çocuk başkalarının günahlarının bedelini ödemek zorunda kalmamalı; başkalarının günahlarının o ağır yükünü sırtlanıp hayata karşı bir yandan ayakta kalmaya çalışıp bir yandan da duygusal olarak kötürüm, yaralı bırakılmamalı. Buna hiç bir ebeveynin hakkı yok. Dünyaya bir çocuk getirmenin sorumluluğu çok büyük. Birkaç dakikalık haz uğruna - öylesine; bilinçsizce ve/veya kazara - çocuklar getirilmemeli dünyaya.

Güzel dileğiniz için teşekkür ederim. Dilerim hayat size ve hepimize hep gülümsesin :)

Sevgiyle ve mutlu kalınız 


Alexandros Kyriacou
Alexandros Kyriacou - 20 Mayıs 2008 08:37
mavideniz yorumuna cevaben;

Merhaba Sevgili Mavideniz. Mesajınızı yanıtlayıp da teşekkür etmekte bu kadar geciktiğim için çok özür diliyorum. Doğru bir saptamada bulundunuz. Ne yazık ki karamsarlık, kırgınlık, hiddet ve kızgınlıkla ifade edebiliyorum kendimi. Dilerim gün gelir içimdeki bu fırtınaları dindirip sevgi, hayat dolu şiirlerle de ifade edebileceğim günleri de görürüz hep birlikte.

Dediğinize katılıyorum. Yaşamlarımız bir senaryo gibi; ne kadar kaçıp kurtulmak, değiştirmek istesek de içinde bulunduğumuz koşulları yine hep aynı karambolün içerisinde buluyoruz kendimizi.

 

Sevgiyle ve mutlu kalınız 


Alexandros Kyriacou
Alexandros Kyriacou - 20 Mayıs 2008 08:51
yıldız yağmalı yüreklere yorumuna cevaben;

Sevgili Yıldız Yağmalı Yüreklere merhaba. Güzel kalbinden ve ruhundan özümseyip kaleme döktüğün güzel sözlerin ve yorumların için ne kadar teşekkür etsem azdır. Çok teşekkür ederim. Öteki arkadaşlardan dilediğim gibi senden de özür diliyorum yazmakta bu kadar geciktiğim için. Ancek bugün görebildim yorumlarınızı. Bir haftalığına bir tatildeydim(!) diyelim...

Almış olduğum ilaçlardan dolayı konsantrasyon sorunum var şu son birkaç gündür. Oturup uzun uzun yazmak isterdim ama ne yazık ki bu kısa cümleleri yazarken bile çok zorlanıyorum duygu ve düşüncelerimi toparlayıp da kaleme dökebilmekte.

Herşey için çok teşekkür ediyorum; sevgiyle ve hep mutlu kalınız :))

 


Alexandros Kyriacou
nilanya - 20 Mayıs 2008 08:57

Öncelikle hoşgeldiniz.Yokluğunuz belli oluyordu.Çocuklar konusunda her zaman Halil Cibran'ın çocuklar üzerine söyledikleri aklıma gelir.Duygularımı ve düşüncelerimi yansıttığı için sizinle de paylaşmak isterim.Hayat hep gülümsesin size.

Halil Cibran'dan

 

Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil.

Onlar kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları.

 

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler

ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

 

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.

Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.

 

Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.

Çünkü ruhlar yarındadır,

siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.

 

Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz,

ama sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın.

Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.

 

Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.

 

Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür

ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.

 

Okçunun önünde kıvançla eğilin.

 

Çünkü okçu,

uzaklara giden oku sevdiği kadar

başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.


nilgün
Alexandros Kyriacou - 20 Mayıs 2008 09:29
nilanya yorumuna cevaben;

Hoşbulduk sevgili, sevgi dolu Nilanya; Nilgün Hanım :) Gülce Hanım'a da yanıtımda yazdığım gibi aldığım ilaçlar etkisiyle dikkatimi toparlamakta çok zorlanıyorum; konsantrasyon zorluğu yaşıyorum. Sanırım bu birkaç gün daha böyle devam edecek. Zorlanarak da olsa Halil Cibran'ın her kelimesi altın değerindeki yazısını okudum. Ne güzel yazmış, değil mi? Yine çok değerli bir paylaşımda bulundunuz. Teşekkür ederim.

İnanın - bunu tüm kalbimle yazıyorum; siz ve bu ortamdaki birkaç arkadaş ve sizlerle yaşadığımız bu karşılık paylaşım benim için hayatımda çok önemli bir yer kaplıyorsunuz. Yaşama daha sıkı tutunma sebebimsiniz. İyi ki varsınız! Sizleri seviyorum! Sevgiyle kalınız!


Alexandros Kyriacou
yıldız yağmalı yüreklere - 20 Mayıs 2008 11:17
Hepimizin bir hikayesi var mutlaka... Acıtan, kanatan... Hangisi daha kötü, hangisi daha acı bilemeyiz ama ortak noktamız mücadele etmek olmalı... İçimdeki öfkeyi bu şekilde ifade ederek rahatlıyorum, diyorsun.. Ne güzel.. En azından seni diğer öfkelilere üstün yapan böyle bir bacarin var. Kalemin var. Oldukça da sağlam bir kalem.. Yaşanan her an,her saniye geçmiş oluyor. Bizler sadece zamanın akıp gitmesine müsade etmiyor ve geçmişi belleğimizde ,yüreğimizde yaşatmaya devam ediyoruz. Sevgili arkadaşım aldığın ilaçların ne olduğunu bilmiyorum. Ama ruhdaki bir yaranın tek ve en etkili ilacının sevgi olduğunu biliyorum. Biz seninle Akdenizin iki kıyısını paylaşıyoruz. Kuzey belki biraz kuzeydoğu yönünde aldığın her nefeste varız. Buralardan esen her rüzgar sevgimizi taşıyor sana şifa niyetine... Seni seviyorum... Hep buralarda ol.
Gülce
nilanya - 20 Mayıs 2008 14:47
Biliyor musunuz bazen hayat bütün gücüyle omuzlarımdan bastırıp kalkmamı engellediğinde çok sevdiğim bir arkadaşımın bir şarkı gibi mırıldandığı" Ben  hayattan korkmam ,hayat korksun benden."sözünü kendi kendime yinelerim.Ama uyumak da fena değil.İlaçlar uyutsa da etkisi geçip ayağa kalktığınızda  eminim her şey  daha güzel olacak.Geçmiş olsun..
nilgün

Yorum bırakmak için giriş yapınız.

Üye olup tüm avantajlardan yararlanmak için tıklayınız!