Palyaçoyum ben
çelişkileri diyarında gezinen
dünya oyun sahnesi
aydınlık yoksunu koylarsa
hakikatimdir benim!
çıktım mı sahneye
sahtelikleri dünyasının sahte insanlarına
en sahte sahteliklerimi sunarım
s a h t e c e ! . .
gözlerime süründüğüm gülüşüme
yanıp da kanma sakın!
bakarsan
derinlerde
bir yerlerde görürsün
g i z l e n m i ş t i r
- sürüne sürüne biriktirdiğim -
a c ı l a r ı m !
küskün
kör
sağır
sevgisiz
ve
dilsiz
sanki de
bir günah tohumu…




Okur Yorumları
Sebepsiz değildir hiç bir serzeniş... Hepimizin içinde sakladığı günah tohumları var,günü gelince ekmek için. Gözlerin gerisinde acılar var elbet ama önünde buram buram sevinç ve acıya da sevince de eşlik edebilen göz yaşları... Hayatımızdan ne siyahı çıkarabiliriz ne beyazı ama birlikte yaşarken onlar, biribirlerinden çok şey öğrenirler ki, en önemlisi ortak noktaları...yazınca ikisi de güzel... Yaşayınca ikiside insanı kendinden eder..Dilerim bu gün, yarınlardaki gülümseyişlerine kaynak olsun...
tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir/ TURGUT UYAR
" Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız"
Sevgili Nilanya, öncelikle elimde olmayan nedenlerden dolayı, yorumun ve paylaştığın muhteşem Turgut Uyar şiiri için teşekkür etmekte bu kadar geciktiğim için özür diliyorum. SANA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. Bir haftalığına tatil(!)deydim diyelim!.. Zor bir dönemden geçtim.
Ne yazık ki bazen acı çektikçe yaşadığımızı anlıyoruz; bazense, yaşamdan vazgeçmeyi tercih edebilecek o kırılma noktasında yenik düşebiliyoruz.
Kesinlikle hiç bir çocuk başkalarının günahlarının bedelini ödemek zorunda kalmamalı; başkalarının günahlarının o ağır yükünü sırtlanıp hayata karşı bir yandan ayakta kalmaya çalışıp bir yandan da duygusal olarak kötürüm, yaralı bırakılmamalı. Buna hiç bir ebeveynin hakkı yok. Dünyaya bir çocuk getirmenin sorumluluğu çok büyük. Birkaç dakikalık haz uğruna - öylesine; bilinçsizce ve/veya kazara - çocuklar getirilmemeli dünyaya.
Güzel dileğiniz için teşekkür ederim. Dilerim hayat size ve hepimize hep gülümsesin :)
Sevgiyle ve mutlu kalınız
Merhaba Sevgili Mavideniz. Mesajınızı yanıtlayıp da teşekkür etmekte bu kadar geciktiğim için çok özür diliyorum. Doğru bir saptamada bulundunuz. Ne yazık ki karamsarlık, kırgınlık, hiddet ve kızgınlıkla ifade edebiliyorum kendimi. Dilerim gün gelir içimdeki bu fırtınaları dindirip sevgi, hayat dolu şiirlerle de ifade edebileceğim günleri de görürüz hep birlikte.
Dediğinize katılıyorum. Yaşamlarımız bir senaryo gibi; ne kadar kaçıp kurtulmak, değiştirmek istesek de içinde bulunduğumuz koşulları yine hep aynı karambolün içerisinde buluyoruz kendimizi.
Sevgiyle ve mutlu kalınız
Sevgili Yıldız Yağmalı Yüreklere merhaba. Güzel kalbinden ve ruhundan özümseyip kaleme döktüğün güzel sözlerin ve yorumların için ne kadar teşekkür etsem azdır. Çok teşekkür ederim. Öteki arkadaşlardan dilediğim gibi senden de özür diliyorum yazmakta bu kadar geciktiğim için. Ancek bugün görebildim yorumlarınızı. Bir haftalığına bir tatildeydim(!) diyelim...
Almış olduğum ilaçlardan dolayı konsantrasyon sorunum var şu son birkaç gündür. Oturup uzun uzun yazmak isterdim ama ne yazık ki bu kısa cümleleri yazarken bile çok zorlanıyorum duygu ve düşüncelerimi toparlayıp da kaleme dökebilmekte.
Herşey için çok teşekkür ediyorum; sevgiyle ve hep mutlu kalınız :))
Öncelikle hoşgeldiniz.Yokluğunuz belli oluyordu.Çocuklar konusunda her zaman Halil Cibran'ın çocuklar üzerine söyledikleri aklıma gelir.Duygularımı ve düşüncelerimi yansıttığı için sizinle de paylaşmak isterim.Hayat hep gülümsesin size.
Halil Cibran'dan
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil.
Onlar kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz,
ama sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin.
Çünkü okçu,
uzaklara giden oku sevdiği kadar
başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
Hoşbulduk sevgili, sevgi dolu Nilanya; Nilgün Hanım :) Gülce Hanım'a da yanıtımda yazdığım gibi aldığım ilaçlar etkisiyle dikkatimi toparlamakta çok zorlanıyorum; konsantrasyon zorluğu yaşıyorum. Sanırım bu birkaç gün daha böyle devam edecek. Zorlanarak da olsa Halil Cibran'ın her kelimesi altın değerindeki yazısını okudum. Ne güzel yazmış, değil mi? Yine çok değerli bir paylaşımda bulundunuz. Teşekkür ederim.
İnanın - bunu tüm kalbimle yazıyorum; siz ve bu ortamdaki birkaç arkadaş ve sizlerle yaşadığımız bu karşılık paylaşım benim için hayatımda çok önemli bir yer kaplıyorsunuz. Yaşama daha sıkı tutunma sebebimsiniz. İyi ki varsınız! Sizleri seviyorum! Sevgiyle kalınız!